hayat yeniden

YENİDEN MERHABA
Merhaba herkese;
Uzun zamandır olmayışımın bir çok sebebi var.Öncelikle hayatımdaki en büyük değişiklik bebeğimin dünyaya gelmesi ve hatta 8 aylık olması.Bir büyük değişiklikte işle ilgili işi bıraktım artık evdeyim.Ama boş durmak yok yeni bir girişimim var.Evde pasta yapıyorum ve satıyorum.Sipariş alıyorum Adana dışına bile yolluyorum tabi poaça ve kurabiyeleri maalesef yaş pastaları yollayamıyorum :( Sitede bulunan bulunmayan bir çok çeşit pasta poaça kurabiye profiterol yapıp teslim ediyorum.Bana önceden sipariş vermeniz yeterli.Bunun için buraya yorum yazabilirsiniz veya mail atabilirsiniz.Maillerinizde telefon numaralarınızı bırakırsanız sizi ararım ve siparişlerinizi alır en lezzetli şekilde sizlerede yaptıklarımdan tattırırım.
Misafirinizmi var ve orjinal pastalar mı sunmak istiyorsunuz bana mail atın lütfen görüşelim.
nurdanfulya@hotmail.com
Herkese sevgiler tekrar görüşmek üzere
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
Hayat
Herkesin bütün dilekleri kabul olsun....
Merhaba
Herkese merhaba,uzunca bir süredir yazı eklememe rağmen eski yazılara özellikle teyzemin vitray çalışmaları ile annemin ördüğü berelere bir sürü yorum geldi.Yapılışlarını soranlar çoğunlukta.Benimse hayatımda iş yoğunluktayken bebişe hamile olmamla bir sürü değişiklik oldu.Başta sağlık sorunları yüzünden erkenden rapor aldım ve artık işe gitmiyorum.Doğuma,inşallah zamanında olursa, 3 ay gibi bir süre var.Bu süre zarfında tüm soruları yanıtlamayı ve yeni şeyler eklemeyi planlıyorum allah nasip ederse.Ayağımı uzatıp dinlenmem gerektiğinden ekleyeceğim şeyleri yani yemeleri veya pastaları veya vitrayları veya örgüleri tabiiki aile fertleri yapacak.Zaten benden güzelde yapıyorlar :) İnşallah sorulara yanı verebilirim ve yeni yazılarla devam edebilirim herkese sağlıklı güzel günler diliyorum...
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
Ramazan'ı Şerifiniz Hayırlı Olsun

Ramazan;
sıcak pide kuyruğundaki sabırsız bekleyiştir.
Posta kutunda davulcuların fotoğraflı ilan savaşları;
elinde tokmak, kapına dayanmış bıyıklıdır.
Eski günlerdir;
anneannendir, dedendir,
oradan oraya koşturan aç annendir.
Gün doğumuna yakın; uykulu gözlerle içtiğin çay,
televizyondaki Türk filmi, radyodaki türküler ve
oyun havalarıdır.
Gün batımına yakın; mutfaktan gelen mis gibi kokular,
tertemiz masanın üzerindeki zeytin tabağı, beklediğin ezandır.
Alış veriş sonrası verilmiş imsakiye,
abur cubura uzun aradır.
Minarelerdeki renkli floresanlar,
akşam sokakta atılan volta,
ciğerin en derinine çekilmiş dumandır.
Yetişilememiş bir iftar, uyanılamamış bir sahur,
erken kopartılmış bir lokma ekmektir kimi zaman.
Bir ortaklık duygusudur Ramazan.
Yalnız, yapayalnız olmadığının duygusudur.
Hep birlikteliktir.
Acıya, sıkıntıya beraber katlanma,
ödülünü de beraber paylaşmadır.
Çevrende onca gönülle aç kalmış insan varken,
“sizinleyim – ben de yemiyorum !” dur.

Arkasından gelen bayram
öpülen eller, açılmış kollar,
belki bir daha asla olamayacak sımsıkı kucaklaşmalardır.
“İyi dilekler”dir Ramazan.
Yüzyıllardır süregelen bir paylaşma dönemini ıskalamayın.
Dindar olmasan da,
tek dua bilmesen de,
çok güzeldir Ramazan.
Tadına varın...
(Alıntı;www.bolumlu-avrupa.com)
LÖSEV VE HİZMETLERİ

Sevgili blogcu arkadaşlar;
Lösev Lösemili Çocuklar Vakfı'nın adını mutlaka duymuşsunuzdur.Ben bu vakıfla ilgili azda olsa bilgi vermek istedim.Vakfın merkezi Ankara'da. Eğitim,Sağlık,Sosyal Yardımlar (gıda kömür giysi ilaç vb.),Lösante Lösemili Çocuklar Hastanesi Lösev Lösemili Çocuklar okulu vakfın verdiği hizmet başlıkları olarak sayılabilir.Ama daha bir çok faaliyetleri var.Mesela lösemi hastası çocukların aileleri için konaklama evi var. Aileler burda ücretsiz konaklayabiliyor.Ayrıca Lösante Hastanesinde lösemili çocuklar ücretsiz tedavi görüyorlar. Maddi durumu iyi olmayan ailelere erzak yardımından tutunda işsiz olan ailelere iş bulmaya kadar bir çok konuda hizmet veriyor vakıf. Tüm bunları nasıl mı yapıyor? Tabiki bağış yapanlar sayesinde.Lütfen vakfın internet sitesini dolaşın. Lösev 'in sitesinde ayrıca hediyelik eşya veya gıda ürünlerinin satışı yapılıyor.Düşünün bir kere alacağınız bir şişe meyve suyunu Lösevden alarak çocukların tedavisine katkıda bulunabilirsiniz. Bizler anadolu insanıyız lütfen zenginliklerimizi paylaşalım...Benim Lösevle tanışmam kredi kartımın extresiyle gelen bir broşürle başladı.Kredi kartınızdan her ay düzenli olarak bağış yapabilirsiniz hiç yorulmadan.Ardından size teşekkür mektupları dergiler geliyor.Bu dergileri okudukça Lösev in ne kadar iyi işler çıkardığını gördüm. Ateş düştüğü yeri yakıyor diyor dergilerde.Evet ama bizler de içimize ateş düşmeden duyarlı olabiliriz. Lösemi tedavi edilebilen bir hastalıktır tabii masrafları karşılanırsa. İnanın ayda yapacağınız 10 ytl bağış bir ailenin hastaneye bir günlük gidiş geliş ücreti olsada işe yarayacaktır. Çocuğunuza yedireceğiniz herhangi bir gıda yaşıtı hasta bir arkadaşına şifa olabilir. Lütfen bu ve bunun gibi vakıflara destek olalım. Unutmayalım herşeyin başı sağlık
Hepinize ve en çok ta lösemili yavrulara sağlıklı günler diliyorum...
Merhaba
Merhaba.Uzuuuun zaman oldu bloğa birşeyler yazmayalı.Ara sıra sadece fotoğraf ekledim bu geçen sürede.Zaten hergün yazı ekleyen bir blogcu değildim.Hayat öyle koşuşturmayla geçiyorki anlatamam.Vakit buldukça blogların tümünü geziyorum aslında ama bir yorum bile bırakacak zamanım olmuyor.Göz atıp çıkıyorum.Evde de mutfakta o günkü karın doyuracak menü dışında bir şeyler yapmıyorum.Hele hele takıydı örgüydü hiç elime almıyorum.Bu yüzden de bloğumu boşlamış durumdayım. Ancaaaak;
Pazar günü hafta sonu, ay sonu ve en önemlisi yıl sonu.O günle birlikte yoğunluğun, karmaşanın, vakitsizliğin de bitmesini istiyorum.O gün aynı zamanda Kurban Bayramının birinci ve aslında en önemli günü. Bayramla birlikte ise sakinlik huzur ve sağlığın gelmesini istiyorum.Tabii bu isteklerim başta yazı eklemediğim zamanlarda da yorumlar bırakıp halimi hatırımı soranlar olmak üzere bu yazıyı okuyan herkes için.Bayramımız kutlu yeni yılımızda her gününüz mutlu olsun.Umarım yeni yılda daha sık yazı ekleyebilirim. (Okuyan birileri de olur inşallah
)
Yeni yılda görüşmek üzere.....
Ramazanımız mübarek olsun
Ramazan tebriği için biraz geciktim belki ama Elişleri 'nde bu yazıyı görünce ben de yayınlamak istedim çünkü çok anlamlı.Yazanların eline sağlık....
Ramazan-ı şerifiniz hayırlı tuttuğumuz oruçlar ,ettiğimiz dualar kabul olsun sevdiklerimizle beraber güzel günler yaşayalım inşallah...
ŞÜKÜRLER OLSUN ORUÇLUYUZ!
Ramazan'da açlık bizi doyuruyor.
Sabır bizi coşturuyor.
Fırından çıkan sıcak pidelerin buğusu kavrulmuş susam kokusuna karışıyor.
Hangi mevsimde olursak olalım marulun, kıvırcık salatanın, bir deste maydanozun yeşilinden fışkıran dirilik ve ferahlık içimize yayılıyor.
Dedeler ceplerinde şekerlemeler ile torunlarını kucaklıyorlar.
Akşamın pembe lacivert tülü büyük bir sükûnet ile insanların, bütün dünyanın üzerine iniyor.
Melekler saf saf iniyor.
Cennet kapıları açılıyor.
Rahmet ve merhamet ve bereket her yandan kuşatıyor bizi.
İnsanlar birbirlerine sevgi ile bakıyorlar.
Zenginler zenginliklerinden soyunuyor, yoksulların yoksulluğu kayboluyor.
Kalbimizin paslı kilidi açılıyor.
Bize selâm veren bir kişiyi kardeş biliyoruz. Kimse sesini sertleştirmiyor.
Yüzlerde nur, gönüllerde karşı konulmaz bir incelik, bir rikkat.
Açlık bizi doyuruyor.
En çok kıymet verdiğimiz şeyleri başkaları ile paylaşmaktan sonsuz bir haz duyuyoruz.
Bize yük olan her unsur, her tasa, her ihtiras tasını tarağını toplayıpsavuşuyor. Kapımız ve soframız açık.
Derdimiz ve sevincimizi söylemekten hoşnuduz.
Sabır bizi coşturuyor. Kalbin ırmakları dolu dizgin.
Merhamet sağanak gibi boşalıyor.
Hizmetten, hürmetten, ibadetten yeryüzünde oluşumuzun derinliklerinden, sebeplerden ve sonuçlardan geçiyoruz.
Bir imtihan içinden yüz akı ile çıkıyoruz.
İçimizde kurulun kürsü bizi hesaba çekiyor.
Ağlıyor ve tövbe ediyoruz.
Tövbe suları sonsuz çağlayanların şırıltısını, aydınlığını, engin ufukların parıltısını taşıyıp duruyor işte.
Bu taşı bu yoldan niçin kaldırmadım ben, bu çiçeğe bu hafta niçin su vermedin ben, şu çocuğun yanağına bir öpücük niçin kondurmadın ben, komşumun kapısını bir kez olsun çalmadım mı ben, alnımı secdeye bir kez olsun koymadım mı ben?
Derken ben.
Benlikten sıyrılıyor.
Benlikten sıyrılırken, çiçek açmış badem dalının, kelebek kanadının, su sesinin ve yıldız parıltısının , dostun ve akrabanın, ayak bastığımız toprağın, buğdayın ve zencefilin, yani akşam ezanı ile yeryüzüne yağmur gibi dökülen varoluşun sırlarını fark ediyor.
Bizi bu menzile eriştiren kılavuza binlerce teşekkür.
Bize bu basireti bağışlayan güce sonsuz secde.
Bu sırada çocuk sıcak pidenin buğusuna sarılmış olarak gülümsüyor. Baba işinden dönüyor, eve yaklaştıkça göğsünde bir genişlik. Anne yeşil salatanın üzerine birkaç zeytin bırakıyor. Paydos.
Ses kesiliyor. Rüzgâr duruyor. Güneş dağların ardına çekiliyor. Kuzeyde bir yıldız göz kırpıyor. Nefesimizi tutuyoruz. Kuşlar kanatlarını kapatıyorlar.
Çekiç örsün kenarında bekliyor. Dalgalar diniyor.
Sukût... Sükût...
Ve ağızları misk gibi kokanlar ve o gün insanlara gülden ağır bir söz söylememiş olanlar ve o gün almayı değil hep vermeyi düşünenler ve o gün "sabredenlere hesapsız ecirler verilecektir" müjdesi ile müjdelenmiş olanlar meleklerle birlikte iftar sofrasına oturuyorlar.
Allah’ım, şükürler olsun oruçluyuz.
Mustafa KUTLU
İyi ki doğduuummm gördünmü 25 oldum
İyiki doğdum,
Gördünmü 25 oldum.
Durmadım ayaklandım
Koşmadım kanatlandım
Koşup ilerliyorum
Duramam hayatın gerisinde
O zaman neşesi neresinde
Koysalar önüme bariyerde
Çocukta yaparım kariyerde
:))))))))
Ooooooooooooo OOOooooooooOOOoooooo
:))))))))
Ardanın giyisileri




Bu şirin şeyleri henüz iki aylık olan bebğimize örmüştü annem.Ben ancak ekleyebildim Ardacığım güle güle giysin inşallah




